Dünya Sağlık Teşkilatı söyledi! Kanserden korunmanın tek yolu…

27.03.2019
459
Dünya Sağlık Teşkilatı söyledi! Kanserden korunmanın tek yolu…

Kanser tüm dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra en sık vefata yol açan hastalık. Üstelik büyümekte olan ülkelerde görülme sıklığı hali hazırda çoğalıyor. Dünya Sağlık Teşkilatı’nün beynelmilel kanser araştırmalarını yürüttüğü GLOBOCAN isimli projenin bilgilerine göre; geçtiğimiz sene 18 milyon şahsa kanser tanısı kondu ve bu hastalıktan can veren hasta rakamı 9,5 milyonu aştı. Kanserde genetik faktörler yüzde 5-10 arasında mesul olsalar da, hastalık yüzde 90-95 oranında etrafsal etkenlerden etkileniyor. Bu etrafsal etkenlerin yüzde 30’unu da beslenme alışkanlıklarımız oluşturuyor. Dolayısıyla sıhhatli beslenerek reelinde kanserden yüzde 30 gibi bir oranda korunabiliyoruz. Beslenme ve Perhiz Uzmanı Özge Öçal kanserden korunmak için nasıl bir beslenme alışkanlığı edinmemiz gerektiğini anlattı, ehemmiyetli teklifler ve ihtarlarda bulundu.

ÇOK MUHTELİF SEBZELER, MEYVELER HARCAYIN

Yapılan çalışmalar gün içinde yeterli meyve ve sebze harcayan şahısların harcamayanlara kıyasla yüzde 10 daha az kanser tehlikeyi taşıdığını ortaya koydu. Kanserden korunmak için her gün olası olduğunca değişik renkte sebze ve meyveler harcayın. Zira ne kadar değişik renkle beslenirseniz, aldığınız antioksidan çeşidi o kadar fazla oluyor. Bayanlar günde 2-3 porsiyon, erkekler de 3-4 porsiyon meyve harcamalılar. Sebzeler hem vitamin ve mineral hem de posa kaynağıdır. Posadan zengin beslenme özellikle sindirim sistemi kanserlerine karşı gözetici özellik gösteriyor. Günde 2-3 kase kadar ham sebze ve 6-8 yemek kaşığı kadar zeytinyağlı veya pişmiş sebze harcamayı alışkanlık haline getirin. Sebze ve meyvelerin “mevsiminde” olmasına itina gösterin.

HUBUBAT VE KURUBAKLAGİLİ İLGİSİZLİK ETMEYİN

Özellikle popüler perhizlerle birlikte tek tip beslenmeye yönelim arkasıydı. “Ancak iyi beslenmek demek, her yiyecekten yeteri kadar yemek demektir. Başka Bir Deyişle tek tip besleniyorsanız, reelinde kötü besleniyorsunuz demektir.” ihtarında bulunan Beslenme ve Perhiz Uzmanı Özge Öçal laflarına şöyle devam ediyor: “Bu surattan karbonhidratı yaşamınızdan çıkarmayın. Ancak yalnızca ‘nitelikli’ dediğimiz, bütün hububat kaynaklarını ve kuru baklagilleri harcayın. Hububatlar B1 vitamini kaynağıdır. B1 vitamini hem bedenin enerji sisteminin çalışması için zorunludur, hem de mutluluk olarak bildiğimiz ‘serotonin’ hormonunun ön maddesidir. Sağlıklı olmak, fiziksel ve ruhsal olarak bütün bir iyilik halinde olmaktır. Bunalım bağışıklık sistemimizi düşürerek, kanser de dahil bir hayli sistemik hastalığın görülme tehlikesini arttırabiliyor. Bu surattan her gün bütün buğday ekmek, yulaf, çorba ve bulgur gibi hububat kaynaklarını, haftada asgari 2 gün de mercimek, kuru fasulye ve nohut gibi kurubaklagil kaynaklarını harcamaya itina gösterin.

HAFTADA 2-3 GÜN BALIK

Yapılan çalışmalara göre, insan sıhhati üzerinde pek çok bereketi bulunan omega 3 yağ asitleri aynı zamanda kanserin büyüme tehlikesini de düşürüyor. Omega 3 yağ asitlerinin gözetici tesirlerinden yararlanabilmek için haftada 2–3 defa buğulama veya fırında pişirilmiş balık harcamayı alışkanlık haline getirin.

KIRMIZI ET TÜKETİMİNİ HUDUTLANDIRIN

Gereğinden fazla kırmızı et tüketimi mide ve sütun kanseri riskini çoğaldırıyor. Bu sebeple et tüketiminizi haftada 2 günden fazla ve toplam 350 gramı geçmeyecek biçimde hudutlandırın. Eti pişirirken kızartma ve kavurma harekâtları yerine; fırında, buğuda veya haşlama operasyonlarını seçim edin. Dünya Sağlık Teşkilatı’ne göre; günde 50 gr işlenmiş et tüketimi, kanser tehlikesini yüzde 18 oranını çoğaldırabiliyor. Bu surattan işlenmiş et mahsullerini olası olduğunca tüketmeyin.

ŞEKERDEN UZAK DURUN

Fazla ölçüde arıtılmış şeker tüketimi hem enerji alımını hem de insülin seviyesini yükselterek yağ dokusunun çoğalmasına neden oluyor. Artan yağ dokusu da kanser tehlikesini yükseltebiliyor. Bu sebeple günlük harcadığınız şekerin toplam aldığınız enerjinin yüzde 5’ini geçmemesine itina gösterin. Misalin günlük 2000 kalori harcıyorsanız, bunun 100 kaloriden daha aşırısı şekerden gelmemeli.

PROBİYOTİKLERİ İLGİSİZLİK ETMEYİN

Bağırsaklar bağışıklık sistemimizin büyük bir çoğunluğundan mesul oluyorlar. Bağırsaklarımızdaki rastgele bir işlevsel bozukluk bağışıklık sistemimizi düşürebiliyor, bu da pek çok hastalığa davetiye çıkarabiliyor. Bu hastalıklardan biri de; kanser. “Bağırsaklarımızda iyi ve kötü bakteriler denge halindedir, ancak kötü beslenme, sigara, stres ve içki gibi etrafsal faktörlerden dolayı bu denge bozulabiliyor.” ihtarında bulunan Beslenme ve Perhiz Uzmanı Özge Öçal bu balansın bozulmaması için yoğurt ve kefir gibi natürel probiyotik kaynaklardan faydalanmanız gerektiğini belirtiyor. Dolayısıyla günde toplam 3 su kadehi kadar yoğurt veya kefir harcamayı alışkanlık haline getirin.

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİ UNUTMAYIN

Kansere karşı gözetici olan tekli ve çoklu doymamış yağ asitlerini kapsayan soya ve kanola yağı, soya fasulyesi, keten tohumu, fındık ile ceviz gibi yağlı tohumlara da perhizinizde kesinlikle yer verin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.